BLOG

03
Haz

Kentselleşmenin medyaya etkisi nedir?

Kentselleşme Türkiye’nin gelişimine ve değişimine etki eden önemli dinamiklerden. Zira düzenli ve planlı bir kentleşme kentte yaşayanların yaşam standartlarını yükselttiği gibi temel ihtiyaçların da kolaylıkla karşılanmasını sağlıyor. Köy ve kentin yaşam biçimleri arasındaki farklılık sosyo-psikolojik nedenleri oluşturuyor. Kentin özgür havası, kentli olmanın gururu, kentteki toplumsal ve kültürel imkânlar ve hizmetler kenti çekici kılıyor. Hedef, insan hayatını refah düzeye çıkartmak için kentselleşme adı altında mega projeler gerçekleştirmek.

Medyaya etkisi;

Televizyon;

skyland2skyland3

  • 2005-2015 yılları arası inşaat sektöründe televizyon kanallarında yayınlanan reklam süreleri belirtilmiştir.
  • 2005-2015 yılları arası inşaat sektöründeki reklam veren firma adetleri belirtilmiştir.
  • 2005-2015 yılları arası ölçülen kanallar da verilen reklam süreleri arasında %2.355’lik artış belirtilmektedir.
  • 2005-2015 yılları arası tematik kanallar da verilen reklam süreleri arasında %4.766’lık artış belirtilmektedir.
  • İnşaat sektörüne ait tv reklamlarının hızla artmış olması konut yaşamı teşvik etti. Aynı zamanda Doğu-Batı sentezinin bir araya geldiği göç merkezi İstanbul, farklı insanların bir araya gelmesiyle yeni medya kanallarının doğmasına olanak sağladı. Örneğin; Kürtçe, Arapça vs… kanalları gibi.

Gazete;

skyland4

  • Tabloda inşaat sektörü firmalarının gazete alanında verdikleri reklam miktarları 2006-2015 arası gösterilmiştir.
  • Genel olarak inşaat reklamlarının özellikle gazeteyi domine ettiğini belirtmek mümkün.

 

İnternet;

  • Türkiye’de konut reklamları önceden çoğunlukla gazete üzerinden yürüyordu.
  • Ancak teknolojinin gelişmesi sayesinde son 10 yılda sosyal medyanın ve çeşitli mobil uygulamaların ortaya çıkması sonucu pazarlama sahası büyüdü. Sosyal medyanın gücüyle konut projeleri daha fazla kanallara ulaşıyor.
  • Dünyanın en yaygın iletişim ağı olan Facebook, Twitter, İnstagram gibi hesaplarda açılan konut proje sayfaları kitle iletişim ağında sektörün daha çok kişiye ulaşmasını sağlıyor.
  • Emlak sitelerinin artmaya başlaması, haber ve finans sitelerinde reklam alanlarının çoğalmasıyla inşaat reklamları için arz arttı.
  • İnşaat reklamlarının konseptinde kırsal kesime has faktörler yer almaya başladı. Örneğin; organik tarım, bağ-bahçe kullanımı, vs… Bu da kent ve kırsal kesimin bütünleşmesini sağladı.

 

skyland5Enes DİNÇER.

17
May

NELER İZLİYORUZ ?

Televizyon, insanların günlük yaşamlarında en çok yer alan mecraların başında geliyor. Peki; hemen hemen her evde yer alan televizyonda insanlar hangi programları seyrediyor?

2015 yılı tüm program tipolojilerini farklı yaş/SES gruplarına ayırarak ortalama reytingler üzerinden değerlendirdik.

blog20 yaş üstü kadın hedef kitle hemen hemen bütün program tipolojilerinde en çok paya sahip konumdadır. Spor programları tipolojisinde ise 20 yaş üstü erkek hedef kitlenin ortalama reytingi en yüksektir. Program tipolojilerinin ortalama reytinglerine göre en çok seyredilen dizilerdir.

blog2

SES grupları incelendiğinde ise; televizyon karşısında en çok zaman geçiren DE grubudur. AB SES grubu bütün tipolojilerde en az paya sahipken, C1C2 sadece eğlence ve çocuk programlarında en fazla paya sahip konumdadır.

Özetle, 2015 yılı için, televizyonda en çok vakit geçirenler; 20 yaş üstü kadınlar ve DE SES grubudur. AB diğer SES gruplarına oranla daha az televizyon seyrederken en çok dizileri izlemektedir.

 

TOLGA ALTAN & HÜLYA AKTÜRK

28
Nis

Youtube Meselesi

Youtube Meselesi

Dünyanın en büyük video paylaşım sitesi Youtube, her gün yüz milyonlarca kişi tarafından ziyaret ediliyor. Yüklenen milyonlarca video, yapılan yorumlar ve arka arkaya gelen yeni üyelik işlemleri, Youtube’un popülerliğini daha da artırıyor. Eğer internette çok vakit geçiriyorsanız, bir Youtube kanalı açmaya ihtiyaç duyabilirsiniz, zira şansınız ve çevreniz  varsa bu sayfadan para bile kazanabilirsiniz.

 

Peki, açacağınız sayfa nasıl olmalı?

 

İşte kısaca birkaç öneri:

Youtube’ta açılan kanalların sayısı her geçen gün biraz daha artıyor. Ücretsiz olarak açabileceğiniz sayfanızda öncelikle dikkat etmeniz gereken konular, kanalınızın ismi, teması ve bu temayı açıklayıcı unsurlar.

 

Kanal ismi:

Farklı ve anlaşılır bir isim, her zaman dikkat çekicidir. Dünya genelini göz önüne alırsak, Türkçe karakter kullanmamakta yarar var.

 

Kanalın Teması ve Açıklayıcı unsurlar:

Kanalınızın teması üzerine hazırlayacağınız ufak bir metin, ziyarete gelen insanları bilgilendirecektir. Yine tüm dünya genelini göz önüne alırsak, Türkçe açıklamanın yanında İngilizce açıklama metninin de olması artı sağlayacaktır.Bunların yanına bir de video ekleyebilirsiniz. Kanalınız henüz yeni olduğu için tanıtım önemli tabi. Bu amaca hizmet eden ufak bir video hazırlayabilir ve bunu kanalınızın manşet kısmına (default video) bir süreliğine sabitleyebilirsiniz. Dil kullanımına yine dikkat tabi.

Arkaplan görselini de unutmamak gerekiyor. Ne çok kullanılan bir görsel seçmelisiniz, ne de insanları rahatsız edebilecek bir görsel. Aynı zamanda kullanacağınız küçük ikon da önemli. Zira bu ufak ikon, diğer videoların altına yaptığınız yorumlarda sizin yüzünüz demek.

 

Takipçi Artırma:

Yorum demişken, Youtube’da Subscribe sistemi önemli. Ne kadar takipçiniz varsa, videolarınız ilk etapta o kadar fazla görünecek demektir. Dolayısıyla sayfa tasarımınız, tanıtımınız ve diğer videolarda yaptığınız yorumlar, sizin genel profilinizi oluşturacaktır. Olumlu bir profil, üye sayısının artmasına yardımcı olabilir. Tabii hoşlandığınız Youtube kanallarına üye olarak da o kanalların sahiplerini kendi sayfanıza çekebilirsiniz. Son olarak, sosyal medya kullanımı çok çok önemli. Tamam, Youtube çok popüler, ama paylaştığınız videolardan daha fazla kişinin haberdar olmasını istiyorsanız,Twitter ve Facebook gibi mecraları kullanmalısınız.

 

Fenomen Youtuber Örnekleri,

Markaların genel olarak Youtuber kullanımları daha çok kozmetik yönünde olsa da diğer sektör ürünlerinin de tanıtımı için Vlogger kullanılmaktadır. Takipçi sayılarına göre bütçeler değişiklik gösteriyor olsa da genel olarak araştırdığımızda markalar 3.000 –  50.000 TL olarak bütçe ayırıyor diyebiliriz. Bu kullanımları yapmasındaki en önemli ayrıntı ise ürünlerin Marka-Müşteri ilişkisi olarak daha sıcak bir bağ kurarak dönüşleri anında görmek  istemeleridir.

 

 

Örnek;

 

blog 1 blog2 blog3Mert Kuru

22
Nis

Ürün Yerleştirme

Ürün yerleştirme nedir?

Kısaca; Ürün Yerleştirme bir program akışı içinde ürünün veya markanın yer almasıdır.

Türkiyedeki televizyon kanallarının reklam kuşaklarına alternatif olarak yaygınlaşmaya başlamış ve yeni gelir kaynağı olmuştur.

Ürün yerleştirmenin reklamverenler için avantajları ise, tüketiciye ürünün gündelik yaşamda nasıl kullanıldığının gösterilmesi, ünlü ve popüler oyuncuların markayı kullanarak markanın imajını güçlendirmesi, reklamveren firmanın ürün satışlarını arttırması ve ayrıca ürünün yerleştirildiği programın farklı ülkelerde, farklı kanallarda, değişik zamanlarda tekrar gösterilmesi ile markanın görünürlük oranının artmasını sağlamaktadır. Ayrıca reklamverenler, reklamdan kaçma eğiliminde olan tüketicelere ulaşabilmektedirler.

 

Türkiye’de ne zaman yürülüğe girdi?

1 Nisan 2011 tarihinden itibaren RTÜK’ün 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun’u ile Ürün Yerleştirme resmi olarak uygulanmaya başlandı.

 

Ürün Yerleştirme çeşitleri nelerdir?

Aktif Ürün Yerleştirme : Reklamveren firmanın ürününün ya da hizmetinin TV programları içerisinde aktif olarak kullanılmasıdır.

Pasif Ürün Yerleştirme : Ürünün ya da hizmetin sahne içerisinde görülmesi ancak kullanılmamasıdır.

Sesli Aktif Ürün Yerleştirme : Sahne içerisinde görülmeyen ürün ya da hizmetin, sunucu veya oyuncular tarafından sözlü olarak ifade edildiği uygulamadır.

Sesli Pasif Ürün Yerleştirme : Ürünün ya da hizmetin sahne içerisinde duyulması ancak aktif olarak kullanılmamasıdır.

Hediye Ürün Yerleştirme : Yarışma programlarında ürün ya da hizmetin hediye edildiği uygulama türüdür.

Dijital Ürün Yerleştirme : Programlarda, ürün ya da hizmetin dijital ekranlarda gösterildiği uygulamadır.

Blog1

Blog2Blog3Blog4Blog5Blog6Blog7Blog8

 

Bilgehan Delice & Ece Taşkıran

29
Mar

Media Planimator 2029

“Karanlığın yılı olan 2029 yılında gezegenin yöneticileri olan akıllı makineler kusursuz bir plan yaparlar. Geçmişi değiştirerek geleceği yeniden şekillendireceklerdir. Planlanan şeyin merhameti, acı hissi, korkusu yoktur. Durdurulamayan bir şeydir. Onlar Terminatör’ü yaratmıştır…”

Üstteki paragraf, bilenler bilir James Cameron’un kült bilim kurgu filmi “The Terminator” için wiki’den alıntılandı. (1*)

Filmdeki insanlık düşmanı insan görünümlü makina hala yakın gelecekte bir tehdit olmasa bile biz insanların da boş durmayıp yapay zekanın canını sıkmaya başladığımız doğrudur. Hatırlayınız Google’a ait Boston Dynamics robotlarına yapılan işkence… (2*)

robot1

Bir taraftan da yine yapay zekanın ahlakını da bozmaya başladık. (3*)

Linki tıklamaya üşenenler için ctrl + c – ctrl v yapalım; “Şimdi ise Microsoft tarafından geliştirilen Tay isimli Twitter botu ile ilgili ilginç bir gelişme yaşanıyor. Microsoft’un yapay zeka geliştiricisi ekibi tarafından Tay adında bir Twitter botu geliştiriliyor ve kullanıcılar bu bot ile ingilizce sohbet edebiliyor. Microsoft’un bir genç kız simülasyonu olmasını beklediği Tay, oldukça sakin ve klasik bir uslupla yazışmalara başladı ama yapay zeka bu ya hızla öğrenmeye başlayınca 24 saat içerisinde “hello world”den ırkçı, hitler taraftarı ve küfürbaz biri olmayı başardı. Bu kadar hızlı ve çılgın bir değişim beklemeyen Microsoft yetkilileri 24 saat geçmeden botu durdurdular ve düzenlemeler yapmaya karar verdiler.”

Son teknolojik gelişmelerden birini daha, 2 cm kare kristal bir alanda 100’lerce terabyte bilgi saklayan ve 2000 C derece sıcaklıkta bile bozulmayan hard diskin geliştirilme sürecinde olduğunu da sizinle paylaşırsam zannediyorum bu yukarıda yapılanların unutulmayacağını gün gelince yapay zeka sahibi ancak ahlak yoksunu! cihazlar tarafından bize yol, su, elektrik olarak geri döndürüleceğini hesap

edebilirsiniz. İşin tekno mizahı bir yana teknoloji ilerledikçe yeni mesleki uzmanlıklar doğduğu gibi var olan mesleki uzmanlıklarda da ciddi revizyonlar, daralmalar, yok olmalar oluyor/olacaktır. Medya ve Medya  Planlama işinin bunun dışında kalacağını sanmak şüphesiz hayalcilikten öteye geçmez. Git gide dijitalize hale gelen kontrolün insandan programa, cihaza, tool’a geçtiği, online’ın büyük bir iştahla offline’ı yutmaya başladığı “Media Planning” de bu dönüşümün tam göbeğinde… Nesiller x, y, z kodlamalarıyla hızla akarken kendi jenerasyonunun stereotype’ları bu dönüşümden olumsuz etkilenenler olacaktır. Kendinden bir sonraki, iki sonraki neslin versiyonuna update olanlar ise mesleki deneyim ve tecrübelerini avantajlarına kullanıp oyunun içerisinde kalacaklardır.

2029 yılında ofise, öğlen yemeğim her zaman yediğimden ve  tam vaktinde gelsin diyorsak (4*),

robot2

ya da daha bir saat önce siparişini online verdiğim kargom Amazon’un Drone’uyla gelsin plazanın camını tıklatsın istiyorsak (5*),

robot3

patronun sabahın sekizine atadığı toplantıya ben değil de holoportum katılsın istiyorsak (6*) makinaların ayak sesine kulak versek iyi olur sanki… 🙂
robot4

 

 

 

1* https://tr.wikipedia.org/wiki/Terminat%C3%B6r

2* http://www.hurriyet.com.tr/atlas-robotun-tanitim-videosunda-tepki-ceken-goruntuler-40059784

3* http://sosyalmedya.co/microsoft-yapay-zeka-botu-tayi-irkci-ve-seksist-soylemleri-nedeniyle-kapatti/

4* http://elmaaltshift.com/dominos-pizzanin-teslimat-yapan-robotu/

5* http://www.amazon.com/b?node=8037720011

6* http://www.webtekno.com/giyilebilirteknoloji/microsoft-tan-gelecegin-isinlanma-teknolojisi-holoport-h15701.html

 

Veysel Erbaş

21
Mar

AÇIKHAVANIN GELECEĞİ

Kişisel İçerik

Doğru ya da yanlış, son zamanlarda pazarlama ve reklam alanında, içeriklerin kişiselleştirilmesinde gözle görülür bir değişim var. Olabildiğince can sıkıcı bir şekilde, markalar tüketim alışkanlıklarımızı tam olarak tahmin edebilmeyi ve sonuç ne olursa olsun bu reklamları bize göstermeyi amaç edinmiş durumdalar. Akıllı markalar bir hedef kitleye erişirken davranış değişikliği yaratmak için reklam mesajlarını hedef kitleye göre kişiselleştirerek iletiyorlar. Açıkhava kullanımlarında lokasyon, zaman, sosyal etkileşim ve canlı veri akışının hedef kitleye göre kişiselleştirilmesi içeriksel reklamın gerçekten fark yaratmasını sağlıyor. Kişiselleştirilmiş içeriğe sahip reklam mesajları, sayısız marka ve metrik karşısında, %30 daha etkili oluyor.

Yasin

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Medya Yatırımları ve Davranış Değişikliği

Açıkhava şirketleri altyapının sağlanması ve mevcut ortamın iyileşmesi için milyonlarca yatırım yapıyorlar. Gelişmiş teknolojiler insanların şehir merkezlerinde, ulaşım merkezlerinde ve alışveriş merkezlerindeki zaman harcama biçimlerinde büyük farklılık meydana getiriyor. Teknolojinin davranışlarımız üzerindeki etkisi çok önemli ve beklentilerimizi değiştirmede temel rol oynuyor. Etkileşimi her an mümkün kılmak ve bir saniye bile düşünmeden yeni teknolojileri tüketmek, deneyimlemek istiyoruz. Dijital, gerçek zamanlı, mobil ve lokasyon bazlı deneyimler açıkhava reklamcılığını, ilgi düzeyini, kişiselleştirmeyi ve kaliteli mesajlaşmayı tetikliyor. Sektördeki teknolojik gelişmeler bu mecrayı çok daha kullanışlı ve tercih edilen bir mecra konumuna getiriyor.

Yasin1

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Etkinlik

Açıkhava reklamlarının etkinliğinin ölçülmesi konusu her zaman için büyük bir sorun oldu. Buna rağmen açıkhavanın etkinliği, yüksek erişim sağlamasından, mesajı hızlı yayarak etkileşimi ve satışı arttırmasından geliyor. BrandScience’ın 200’den fazla markaya ait kampanya üzerinde yaptığı araştıma, reklamverenlerin özellikle dijital açıkhava ve geleneksel açıkhava kullanımlarını dengeleyerek yatırım gelirlerini arttırdıklarını ortaya koydu. İletişim karmasının bir parçası olarak açıkhava mecrasında yapılan yatırımlar sürekli artış gösteriyor. Açıkhava mecrası medya karmasına eklendiğinde, yapılan yatırımın getirisi paralel olarak artıyor. %40-45’i dijital açıkhava kullanımları olmak üzere  toplam bütçenin %25’inin açıkhavaya ayrılması optimal bir oran olarak öngörülüyor.

Çevrilen Kaynak: https://www.warc.com/Content/Blogs/Blog.aspx?ID=2244

 

Yasin3

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Yasin Güler

16
Mar

Radyo Hala Tercih Edilen Bir Mecra Mı?

Radyo Hala Tercih Edilen Bir Mecra Mı?

En eski iletişim araçlarından biri olan radyo, eskiden olduğu kadar hala tercih edilen bir mecra mı?

Bu sorunun cevabını verebilmek için radyo dinleyici alışkanlık ve profillerine bir göz atalım.

Eski Yeşilçam filmlerinden de hatırlarız. Her evde istisnasız radyo vardır ve ev halkı ne işle uğraşırsa uğraşsın bir kulağı radyodadır. Televizyonun sahneye çıkmasıyla teknoloji kurbanı olsa da çeşitli sebeplerden dolayı aslında hala tercih ediliyor.

Nielsen’in “Radyo Dinleyici Profilleri” araştırmasına göre örneklemdeki kişilerin %33,1’i radyo dinleyicisi.

Araştırmaların detayına indiğimizde;  tüm kişilerin %13’ü günde en az 7 saat,  %20’si ise 7 saate kadar radyo dinliyor.

Radyo dinleyicilerinin %44’ü her gün radyo dinliyor.

Haftada en az 1 kere radyo dinleyenlerin %40’ı araç-otomobilde, %20’si  evde kendi radyosundan dinliyor.

mihri1

 

En yoğun radyo dinleme saatlerini incelediğimizde hem haftaiçi hem haftasonu 07:00-09:59 ve 12:00-14:59 saat dilimlerinde radyo dinleme erişimi artıyor.

mihri2

 

Radyo dinleme nedenleri araştırıldığında en çok verilen cevap; Dinlenmek-Stres atmak- Zaman geçirmek.

Eğlenme amaçlı radyo dinlemeyi AB ve C1 grupları daha çok tercih ediyor.

En sık dinlenilen program türlerine baktığımızda; tüm kişilerde en yüksek payı yerli müzik alırken, karışık müziğin en çok dinlenilen 2. tür olduğunu görüyoruz.

mihri3

En çok dinlenen radyo programlarında ilk sırada, Nihat Sırdar’ın Show Radyo’da yaptığı Nihat’la Sivrisinek programını yer alıyor. Mehmet’in Gezegeni ve Matrax onu takip ediyor.

mihri4

Ocak 2016 tüm kişiler erişimlerine göz attığımızda, yine Kral Fm’i %8.8 gibi büyük bir oranla lider görüyoruz. Bir önceki aya göre erişimini en yüksek oranda arttıran istasyon Kral Pop (+%28), düşüren ise TRT FM(-%10) oluyor.

mihri5

Mihrimah Kibritoğlu

 

 

 

 

14
Mar

Programatik Reklam Gösterimi Nedir?

Programatik Reklam Gösterimi Nedir?

Programatik reklam gösterimi en basit anlamıyla online reklam gösterimlerinin manuel, insan gücüne ve ilişkilerine dayalı, teklif vermeyi-almayı gerektirmeksizin, otomatize edilerek bir yazılım aracılığıyla yapılması işidir. Hem reklam veren hem de yayıncı tarafında insan gücüne dayalı operasyonel iş yükünü azaltarak maliyet avantajı sağlar ve verimliliği arttırır.

2007 yılında Ad Exchange teknolojisinin hayatımıza girmesiyle birlikte otomasyon ve gerçek zamanlı hedefleme kavramlarının temelleri atılırken gün geçtikçe dijital medya reklam gösterimlerinde somut sonuçlar elde edebilmek adına elimizin en kuvvetli olduğu alanlardan biri haline geldi.

Kısaca programatik reklam gösterimlerinin işleyişini anlatmak gerekirse;

  • Trading desk’i RTB bazlı envanter havuzuna açmak için DSP’ye (reklam verenlerin kullandığı talep yönlü platformlar) ihtiyaç duyuluyor. DSP aracılığı ile envanter farklı platformlarıdan kampanya hedefine göre filtrelenerek satın alma yapılıyor.
  • Yapıda bulunan AdExchange’ler ise Networkler gibi yayıncıları altında toplayan farklı türdeki sistemler. Bu sistemler borsa mantığı ile envanterin alım satım imkanını sağlıyor. RTB’de gördüğümüz birim fiyatı yüksek olan reklam yayına giriyor. Bu süreç ise 50 mili saniyede tamamlanıyor.
  • DSP’ nin karşıtı olarak çalışan SSP’ler (yayıncıların kullandığı arz yönlü platformlar)yayıncı siteleri konsolide ederek reklam alanlarının ne formatla, hangi fiyatla satılacağına dair öneri sunuyor.
  • Data sağlayıcılar aracılığı ile hedef kitlenin görüntülediği envanter satın alınarak DMP (data managemnet platform – hedeflemenin yapılmasını sağlayan platform) ile gösterim sağlanabiliyor.

BLOG

Doğru kullanıcıya doğru reklamın gösterimi ile beraber hedef kitledeki tekil erişim, tıklanma, video izlenme ve bounce rate oranları ile iletişimi yapılan markaya sağlanan katma değerler ise programatik reklam gösterimlerini bir adım öne çıkaran parametrelerden birkaçı.  Bu katma değerlerin sağlanmasındaki temel taşlar ise havuzda toplanan datanın verifikasyonu ve analizi sonrası datanın doğru hedeflemeler ile yayında kullanılması. Mass hedef kitleye erişim, lokasyon bazlı erişim, içerik ve hedef kitleye bağlı olarak farklı çözüm önerileri sağlayan programatik reklam gösterimleri son yıllarda reklam sektöründeki önemli yapı taşlarından biri haline gelmiş durumda.

İmaj kampanyalarında ortalama %150 tıklanma oranı, %60 video tamamlanma oranı artış gözlemlenirken performans kampanyalarında ise %50 lead maliyetlerinde, %20 ise bounce rate oranlarında azalma gözlemlenebilmekte.

Programatik reklam gösterimlerinde fark yaratan durumlar ise kullandığımız DSP ve DMP’ler.  Data providerlar aracılığı ile kullanıcı odaklı reklam gösterimlerinin kampanya  KPI’mıza göre en yüksek geri dönüşler sağlayabilmesi bizi programatik satın alma kullanımından vazgeçememizin en temel sebebi.

Dijital reklam envanterinin alım/satımının otomatize edilmesi tüm dünyada hızla kabul görürken sektörde bu teknolojilerle ilgili kavram kargaşaları da yaşanmadı değil. Bu kavram kargaşalarından biri ise Real Time Bidding (RTB) ile programatik satın almanın aynı anlama geldiğinin düşünülmesi.

Peki ya RTB ne? RTB Programatik Satın Alma yöntemlerinden sadece bir tanesi. RTB ile gerçekleştirilen alım/satım sürecinde, Online reklam gösterimleri, kullanıcı web sayfasını yüklerken, sadece 100 milisaniye kadar kısa bir süre içinde, gerçek zamanlı açık arttırma ile alınıp satılması olayı.
Biz medyacıların premium alanlardan vazgeçmesi söz konusu olmayacak; programatik her ne kadar hayatımızın bir parçası olsa da  dijital medya hiçbir zaman tamamen programatik olmayacak gibi görünüyor.

 

Batuhan Durunay

03
Mar

Türkiye’de Sinema İzleyicisi

Türkiye’de Sinema İzleyicisi

1989 yılından 2015 sonuna kadar en çok gişe hasılatına ulaşan filmleri incelediğimizde aşağıdaki sonuçlara ulaştık:

  • İlk 10 sıralamasına baktığımızda yabancı film görülmemektedir.
  • Yerli filmler içinde izleyici çeken türler komedi ve drama oluyor.
  • Komedi türü içinde en çok izlenen ilk 3 film Recep İvedik 4, Düğün Dernek ve Düğün Dernek 2.
  • Dram türü içinde en çok izlenen ilk 3 film Babam ve Oğlum, New York’ta 5 Minare ve Mucize.
  • Son yıllarda özellikle Hasan Karacadağ’ın yönetmenliğini yaptığı “cin” temalı korku filmleri furyasıyla bu türdeki izleyici artışı diğer türlere oranla daha yüksek.

sinema 1

Kaynak: Boxofficeturkiye

Recep İvedik 4 filmi 7.369.098 izleyici kitlesiyle 72.103.216,88 TL hasılat’a ulaşmıştır.

Neden komedi ve dram filmleri gişede daha başarılı?

İzleyicinin zaman zaman gülmek ya da ağlamak istemesinden kaynaklıdır. Bu hissiyata sosyolojik, siyasal veya ekonomik konular etki edebilir. Aynı zamanda popüler oyuncuların fimlerin lokomotifi olduğunu unutmamak lazım. Gündemin sürekli değiştiği bir ülkede hayat mücadelesi verirken komedi filmleriyle gülmek ve o anın tadını çıkarmak en kolay rahatlama yolu.

Bir diğer taraftan izleyici kendi hayatından kesitleri filmlerde görmek ister. Böylece gerçekçi konuların beyazperde yansımalarını izleyerek kendi iç dünyamızı filmlerde gözlemleriz.

gorsel2

Korku türünün yükselişinin arkasındaki etkenler

Son 10 Yılın korku filmi izleme oranları;

gorsel3

 

Dabbe, Dabbe: Bir Cin Vakası, El-cin, Dabbe:, Zehr-i Cin, Dabbe 6 Hasan Karacadağ’ın yönetmenliğini üstlendiği filmler Türkiye’de büyük yankı uyandırmıştır. Korku film türünün Türkiye’de önemli bir kitleye ulaşmasını sağlamış olan Karacadağ’ın bu başarıya ulaşmasında dinsel motiflerin etkili olduğunu söyleyebiliriz. Türkiye’de önemli bir kesimin muhafazakar olmasından kaynaklı olarak seyirci bu tarz filmlere yönlenmektedir. Diğer yandan “şehir efsaneleri” dediğimiz, gerçek olup olmadığı meçhul, büyüklerimizden çocukluğumuzda dinlediğimiz ve aklımızın bir köşesinde kalmış hikayeler bizi bu filmlere çekmektedir.

gorsel4

 

 

Enes Dinçer

24
Şub

BANT REKLAM MESELESİ

BANT REKLAM MESELESİ

Günümüzde TV, markalar tarafından en çok tercih edilen mecra olarak gücünü korumaktadır. Bin kişi başına erişim maliyetinin düşük olması ve Türkiye’de yüksek orandaki TV izleme süreleri göz önünde bulundurulduğunda, medya planlama ajanslarındaki medya planı stratejilerinin temel ayağının TV olmasını sağlamaktadır.

Kuşak Reklam VS Bant Reklam

            Bant reklam ile kuşak reklam TV reklamlarının çok büyük bir kısmını oluşturan iki TV reklamı örneğidir. Reklamverenler kampanyalarında çoğu zaman kuşak reklamları tercih ederken bazen bant reklamlarını bazen de ikisini aynı kampanya içinde kullanmaktadırlar. İkisi arasında çok fazla farklılık varken, farklılıklara dikkat ettikçe kuşak reklamın bant reklama göre çok daha mantıklı bir kullanım olduğu ortadadır.

Ekranın %20’si

            Bant reklamlar ekranın sadece %20’sini kaplamak zorundayken, kuşak reklamlar ekranın tamamını özgürce kullanabileceğiniz, satın aldığınız değerli saniyelerdir. Kuşak reklamda markanız göründüğünde, TV karşısında olan hedef kitle ekranın tamamını kaplayan reklamınızı görüyor demektir. Bant reklamda ise ekranın %80’ni programa ayrılmıştır ve o sırada kimse bir reklamı 8 saniye boyunca izlemek için izlediği programından fedakarlık etmez.

Sessiz Reklam

            Bant reklamın bir diğer olumsuz tarafı sesli mesaj verememesi ve reklamın jingle etkisinden faydalanamamasıdır. TV reklamlarını güçlü kılan etmenlerden biri hem görsel hem işitsel açıdan hitap etmesi iken bant reklam maalesef görselliğin %80’ini kaybederken, işitselliğin de %100’ünü kaybetmektedir.

Bant Reklamlar Daha Fazla İzleniyor!

            Bant reklamlar kuşak reklamlara göre daha fazla izleniyor çünkü bant reklamlar insanların izlediği TV programları esnasında çıkarken, kuşak reklamlar insanların reklamlar başladı diyerek kanalı değiştirdiği reklam kuşaklarında çıkıyor. Peki gerçekten bant reklamlar daha fazla mı izleniyor? Programın o dakikada yayınlanan reyting’i baz alındığı için bunu bilemeyiz. Programı bant reklam çıktığı dakikada izleyenler, bant reklamı da izlemiş sayılıyor ve maliyet buna göre hesaplanıyor.

 

Fiyat Konusu

Tam zamanlı ölçülen kanallarda bant ve kuşak reklamlarının fiyatı aynı formül ile hesaplanmaktadır; Reyting x Saniye x Cpp. Ölçülen kanalların satış mantığında ve alışılagelmiş satınalma alışkanlıklarına göre kuşak ve bant reklam aynı fiyat ile satılıyor. Bant reklam bazen fiyat avantajı yaratabilse bile bu birkaç cpp ile sınırlı kalıyor. Cpp hemen hemen aynı olduğu için maliyet saniye ile doğru orantılı olarak hesaplanıyor. Bu durumda ödenen maliyet reyting’e göre değişiyor demektir.Bu da daha fazla reyting alan bant reklamın, daha fazla izleniyor olmasının bir avantaj yaratmadığı zaten maliyetin izlenme oranına göre ödendiğini göstermektedir.

Eğer tam zamanlı ölçülen kanallar yerine tematik kanallardan bahsediyor olsaydık, bant reklamın program içinde yayınlandığından dolayı insanların daha fazla izlediğini, kuşak reklamların ise kanalı değiştirme ihtimalinden dolayı gözden kaçtığını savunabilirdik. Fakat tam zamanlı ölçülen kanallarda zaten reklamın maliyetini oluşturan çarpanlardan biri aldığı reyting yani ne kadar izlendiği. Bu nedenle de görsel ve işitsel açıdan kuşak reklama yenik düşmüş bant reklamın fiyat avantajı da yaratmadığı ortadadır.

Rahatsız Ediciliği

            Tüm bu konuların yanında her reklamın kendine göre bir rahatsız edici etkisi olsa da bant reklamların ne yazık ki programın içinde çıkması dolayısıyla kuşak reklama oranla daha fazla rahatsız edici etkisi mevcut. Son dönemlerde çıkan RTÜK’ün maç yayınlarındaki bant reklamlara sınırlama getirmesi de buna bir örnek.

mesele

Resim 1-Maç esnasında golün görünmesine engel olan bir bant reklam örneği.

mesele2Resim 2-Aynı markaya ait  kuşak reklam örneği.

Ne Kadar Bant Reklam Kullanılıyor?

Untitled

 

 

 

 

 

 

Grafik 1-2015 yılı tam zamanlı ölçülen TV spot türü GRP(20+ABC1) payları.

2015 yılında toplam GRP’nin %8,53’ü bant reklam kullanımlarından gelmektedir. Kuşak reklamların payı ise %68,81’dir.

Sektör bazında incelendiğinde ise en fazla GRP payına sahip olan Gıda sektöründe bant kullanımının payı %2’dir. İlk 10 sektör arasında en fazla bant kullanım payına sahip olan sektör %34 ile Otomotiv’dir.

Untitled

Sonuç

Bant reklamı kuşak reklam karşısında bu kadar eleştirmişken avantajı olduğu da göz ardı edilmemelidir. Kuşak reklam esnasında hedef kitle tamamen başka bir şey ile ilgileniyor olabilecekken, bant reklamda gözü ve dikkati ekranda olma olasılığı çok daha fazladır. Programını dikkatle izlerken alttan ekranın %20’sini kaplayan bir renk, yazı, resim ister istemez gözünün oraya kaymasına ve kısa bir mesaj içeriyorsa mesajı fark etmesine yol açacaktır. Bir saniyelik göz kayması için hem sesten hem de görüntüden bu kadar fedakarlığa değer mi orası tartışmaya açık.

 

Tolga ALTAN & Hülya AKTÜRK